GÜLÜMSEYEN KRALLIK / TAYLAND

 Batısındaki Andaman Denizi ve  doğusundaki Tayland körfezi üzerinde dünyanın en güzel  adalarına ev sahipliği yapan, 67 milyon nüfuslu, başkentinde siyasi çalkantıları, askeri darbeleri hiç eksik olmayan, dünya üzerinde tahtta en uzun süre kalabilmiş 87 yaşındaki bir krala sahip, komşuları Vietnam, Laos, Kamboçya gibi sömürgeleştirilememiş, muhteşem doğası, tapınakları ve sex turizmi ile ünlü Güneydoğu Asya'nın en gözde ülkesi Tayland... Favori "item"ları coconut, kondom ve aromatik masaj yağı olan bu ülkede bir sene yaşamış olmamdan aldığım yetkiye dayanarak bu blogu kaleme almaya başladım. Bir önceki Kamboçya blogumun fazla politik ve uzun olması nedeniyle aldığım tepkiler neticesinde bu çalışmayı gezi blogu tadında bırakmaya karar verdim.

                                                                 Renkleri halkı, budizmi ve krallığı temsil eden Tayland bayrağı

                                                                 Renkleri halkı, budizmi ve krallığı temsil eden Tayland bayrağı

                                                                                                        Tayland haritası

                                                                                                        Tayland haritası

 

  Tayland tarihine kısaca bir gözatacak olursak; coğrafyadaki ilk uygarlıklar 6.yy'da hüküm sürmüş, 10.yy'da Çin'in Yunnan toplumundan olduğu tahmin edilen Taylar bölgeye göç etmeye başlamış, 13.yy'da Siyam şehir devletleri kurulmuş, bu devletler birbirleriyle yüzyıllarca savaşmış, 400 yıl kadar Ayutthaya devleti iktidarında refah dönemi yaşamış, daha sonra Burmalıların işgaline uğramış, kral Taksin döneminde ise kaybedilen topraklar yeniden geri alınmış.

  Avrupalı kolonicilerin Güneydoğu Asya ülkelerini birer birer kolonileştirdiği yıllarda Kral IV.Rama İngiltere ve Fransa arasındaki rekabeti iyi değerlendirip denge politikası güderek ülkeyi sömürgeleşmekten kurtarmıştır. 1956 yapımı "The King and I" adlı film saraya İngilizce öğretmeni olarak gelen bir İngiliz hanımefendi ile kral IV. Rama arasındaki ilişkiyi anlatıyor. Film Tayland'da yasaklanmıştır.(Ülkedeki sansürü ilerleyen bölümlerde anlatacağım.) Sonrasında tahta geçen V.Rama ise reformcu politikaları ile ülkeye bugünkü vizyonunu kazandırmış. V. Rama halk arasında çok sevilen, yarı tanrı olarak kabul edilen ve heykelleri dikilen bir liderdir.

                                                                                                            Kral V.Rama

                                                                                                            Kral V.Rama

 Taylar Theravada Budizmine inanan dindar bir toplum. Her biri birbirinden gösterişli binlerce tapınak büyükşehirlerin merkezlerinden en ücra köylere kadar yayılmış durumda. Dindar bir toplumda sex turizmi ve ladyboylar neden bu kadar yaygın diye sormayın, hepsinin dini bir gerekçesi var. Budizme göre gençler yaşlılara, fakirler zenginlere saygı göstermek zorunda. Ayrıca dini olarak gençler ailelerinin geçimini sağlamakla yükümlü. Fuhuşun ek iş olarak tercih edilmesinin sebebi ise bu. Gündüz farklı sektörlerde çalışan kızları akşam barlarda iş tutarken görebilirsiniz.

                                                                "Lady" olarak anılan bar kızları

 

Kızlar genelde Tayland'ın kırsal kesimlerinden Isaan gibi yoksul bölgelerden, Kamboçya, Burma, Laos gibi fakir ülkelerden Pattaya, Puket gibi turistik merkezlere çalışmak ve ailelerine bakmak için geliyorlar. Sohbet ettiklerimin bir çoğu dul ve çocukluydu. Şanslı olanlar 50 yaş üzeri batılı erkeklere kapağı atıp hayatlarını kurtarıyorlar. Taylar hem genetik olarak hem de gamsızlıkları sayesinde kendi yaşından ortalama 10 yaş genç gösteren bir halk. 40 yaşında bir taylı kadın 30 gösterdiği için barda çok rahat müşteri bulabiliyor. Genelde 1000( yaklaşık 30 usd) ile 5000 baht arası ücret talep ediyorlar. 

 Tayland bildiğiniz gibi "ladyboyları" ile ünlü. Taycada "Kathoey" şeklinde hitap ediliyorlar.  Eşcinsellik Budizm'de hoşgörülüyor. Budizm kadının içindeki erkek ve erkeğin içindeki kadından bahsediyor. Bu da toplumda ladyboylara yönelik bir hoşgörü iklimi yaratmış. Türkiye'de olduğu gibi ne aileler tarafından dışlanıp cinayetlere kurban gidiyorlar, ne de sokakta polis şiddetine maruz kalıyorlar. Bu ülkede bir ladyboy karşınıza tezgahtar, şirket müdürü, işletmeci, garson, avukat, bar tender vb çeşitli mesleklerle çıkabilir. Yani hepsi fuhuş sektörünü tercih etmiyor. Kostüm ve dans ağırlıklı Transvesti Showlar turistlerin oldukça ilgisini çekiyor. Bunlar çoluk çocuk gidebileceğiniz erotik olmayan showlardır.

                                                                                       Puket'teki Simon Kabaresi

                                                                                       Puket'teki Simon Kabaresi

 Ülkede geçirdiğim bir sene boyunca kafamı çevirip baktığım," vay be hoş hatunmuş" dediğim kadınların çoğu ladyboy çıktı. Yalan yok Tay kadınlarıyla yan yana koyduğunuzda ladyboylar daha güzeller. Her yıl Pattaya'da Miss Tiffany's Universe adında bir uluslararası trans güzellik yarışması yapılıyor. Ülkede eşcinsel erkekler olduğu kadar azımsanmayacak oranda lezbiyen çiftler de var. Genellikle saçları kısa kestirip erkek rolünü üstlenen taraf adeta bir aile reisi gibi eşinin ve onun eski evliliğinden olan çocuklarının bakımından sorumlu. Yani burada lezbiyenlik bizim Beyoğlu marjinalleri gibi strap on-dildo ile birbirlerini becermekten ibaret değil. Tay erkekleri alkolik, sorumsuz, kumarbaz ve çocuk ruhlu olduklarından bazı kadınlar daha oturaklı lezbiyen ilişkileri tercih edebiliyorlar.

                                                                                         2014 Transgender Güzellik Kraliçesi

                                                                                         2014 Transgender Güzellik Kraliçesi

 

 Tayland 1932'den beri parlamenter monarşi ile yönetilen bir ülke. 1939'da, Siyam Krallığı olan ismi Tayland Krallığı olarak değiştiriliyor. 1942 senesinde 2. Paylaşım Savaşı yıllarında Japonya tarafından işgal ediliyor ve faşist Mihver Devletleri saflarına katılıyor. İnşaatında 200.000 Asya'lı işçi ve 80.000 savaş esirinin öldüğü filmlere konu olan "Kwai Köprüsü" bu yıllarda inşa ediliyor. 2. Dünya Savaşından sonra ise Amerikan eksenine girip "büyük şeytan"ın bölgedeki en büyük müttefiki haline geliyor. Hatta Amerikan'ın bölgedeki anti-komünist mücadelesinde aktif rol oynuyor.( Vietnam ve Sovyet karşıtı Pol Pot canisine nasıl kapılarını açtıklarının detaylarını öğrenmek için Kamboçya blogumu okuyunuz.)

 Tayland Kralı Bhumibol Adulyadej, 1946 yılında kral olan kardeşinin henüz 20 yaşında iken "esrarengiz" ölümünden sonra( yatağında tabanca ile vurularak bulunmuş.) kardeşinin yerine geçmiş olan dünyanın en uzun süre tahtta kalabilmeyi başarmış kralıdır. ABD'de doğmuş, İsviçre'de Hukuk ve Siyaset eğitimi görmüş, hatta eğitimi nedeniyle taç giyme törenini 4 yıl ertelemiş, halkın yarı tanrı ve "ulusun babası" olarak görüp tapındığı, ülkenin her köşesinde resimleri olan, saygı gösterilen bir kral. Kraliyeti temsil eden sarı bayraklar ve Kraliçeyi temsil eden mor bayraklar Tayland bayrakları ile birlikte ülkenin her köşesinde dalgalanıyor.

                                                                                                           Kral Adulyadej

                                                                                                           Kral Adulyadej

                                                                                                          Kraliyet Sancağı

                                                                                                          Kraliyet Sancağı

 

 Tayland Kralı çok yönlülüğü, sanata düşkünlüğü ve Tayland halkı için yaptıkları ile dikkat çekiyor. O, caz besteleri olan bir müzisyen, bir ressam, Nikon sponsorluğunda bir hava fotoğrafçısı, patentli hava filtreleri ve sulama sistemleri buluşları olan, ürettiği sistemler hala tarımda kullanılan bir mucit.  Tahtta kaldığı süre boyunca 16 tane darbe ve anayasa görmüş, kendisine duyulan derin saygı sayesinde bazı ayaklanmaları ve çatışmaları bastırmış, yeri geldiğinde darbeci askerleri ve politikacıları önünde diz çöktürüp barıştırmış ama genel olarak siyasetten mümkün olduğunca uzak durmaya çalışmış bir Monark. "Lèse Majestè" diye bir kanunla kendisine yönelik her türlü kötü davranış, söz, eleştiri (yerli ya da turistlerce yapılsın) cezaya tabi. İsviçreli bir turist gibi resmine sakal bıyık çizerseniz 15 yıl hapis cezasına çarptırılabilirsiniz.

  Kral Aduljadej 13 Ekim 2016'da  Hak'ka yürüyerek Tayland halkını gözyaşlarına boğdu. Ardından tahta oturacak olan Prens alkol, kumar, gibi kötü alışkanlıkları ve sapkınlıkları sebebi ile halk tarafından pek sevilmeyen bir karakter.( Geçtiğimiz günlerde Almanya ziyaretinde giydiği acayip atleti görmek isteyenler google'a baksınlar.) Prens aynı zamanda Hava kuvvetlerinde Tayland Komünist Partisi'ne karşı operasyonlara katılmış bir savaş pilotu ve şu anda Genel Kurmay Başkanı. Üç prensesten biri Amerikalı ile diğeri ise kraliyet ailesinden alt zümreden biri ile evlenmeleri nedeni ile Kraliyet haklarından vazgeçmişler. Diğer prenses ise gönüllü yardım kuruluşlarında çalışan, halkın sempatisini kazanmış bir hanımefendi. Aynı zamanda "Ablacı"lığı ile biliniyor. Kralın torunlarından biri ise 2004'teki tsunamide hayatını kaybediyor.

  Tayland Komünist Partisi'nin tarihine kısaca bir değinecek olursak; 1920'lerde kuruluyor. Maoist çizgideki parti Bangkok entelektüellerinden ve ülkenin kuzeyindeki köylü nüfustan taraftar buluyor. Çin tarafından desteklenen parti 1960'larda Tayland hükümetine karşı silahlı mücadele başlatıyor. 14.000 kişilik gerilla gücüne ulaşıp kuzey kırsalında "kızıl siyasi üstler" kuruyor. Çift kutuplu dünyanın çözülüp örgütün finansal destekçilerini kaybetmesinin ardından parti  liderleri Tayland hükümetinin genel affından yararlanarak normal hayatlarına geri dönüyorlar ve böylece 90'lara gelindiğinde parti kendini feshediyor.

                                                                                             Komünist Parti gerillaları

                                                                                             Komünist Parti gerillaları

 

 Ülkede kral ile ilgili her türlü yazılı ve görsel çalışma sansüre tabi. Wikipedia'nın Tayland sayfası, "The King and I" adlı 1956 yapımı müzikal, "King never smiles" isimli Amerikalı bir gazetecinin yazdığı kralın biyografisi bunlardan bazıları.(Kitapta anlatıldığına göre Kral hiç bir fotoğrafında gülmüyor. Bu, Budizmde yarı tanrı olmanın bir hikmeti olarak kabul ediliyor.)

 Medyadan da takip ettiğiniz üzere Tayland son on seneyi politik çalkantılarla geçirdi. Ülke tarihinde gerçekleşen 12 darbenin ikisi son 10 yılda iktidara geldi. Eski bir polis müdürü olan, ülkenin en zenginlerinden başbakan Taksin Şinavatra'nın 2006'da yurtdışı gezisindeyken ordu tarafından iktidardan indirilmesinden sonra toplumda büyük bir kamplaşma meydana geldi. Kraliyet yanlıları ve Bangkok merkezli orta sınıf "sarı gömlekliler" olarak anılan Taksin karşıtı cepheyi oluştururlarken, Kuzey ve Kuzeydoğu Tayland'ın kırsal kesimlerinden destek alan "kırmızı gömlekli" Taksin taraftarları kraliyet çevresi ve burjuvalara karşı savaş açtılar. Darbe sonrası seçimde yine Taksin yanlısı bir başbakan iktidara gelince sarı gömlekliler aylarca bir havaalanını işgal ettiler. Seçimlerde hile yapıldığı iddiası ile seçim iptal edildi ve sarı gömleklilere yakın ılımlı bir lider başa getirildi. Bunun üzerine kırmızı gömlekliler günlerce Bangkok şehir merkezini işgal ettiler. Çoğunluğu şehir dışından, kırsallardan gelen ve parayla toplandığı iddia edilen kitleye her gün kumanyalar dağıtıldı. Gösterileri devrik başbakan Taksin finanse etti.(Para dağıtarak mitinge adam toplamak bir yerden tanıdık geldi mi?)

Gösterilericilerin kamp kurduğu Central World Alışveriş Merkezi önü. Asker müdahalesi başladığında göstericiler alışveriş merkezini ve bankaları ateşe verdiler.

Gösterilericilerin kamp kurduğu Central World Alışveriş Merkezi önü. Asker müdahalesi başladığında göstericiler alışveriş merkezini ve bankaları ateşe verdiler.

2010'daki olaylarda 100'e yakın asker ve sivil hayatını kaybetti. 2011 seçimlerinde yeniden Taksin'in kızkardeşi Yingluck Şinavatra seçimleri kazanıp ülkenin ilk kadın başbakanı oldu. Sarı gömlekliler yeniden sokaklara taşınca Yingluck istifa etmek zorunda kaldı ve ordu 2014'te yeniden yönetime el koydu. Yingluck yolsuzluk suçlamasıyla yargılanıyor. Ülke şu anda hala cunta ile yönetilmekte.

                                                                                  Yingluck Şinavatra. Vallahi güzel kadın.

                                                                                  Yingluck Şinavatra. Vallahi güzel kadın.

Tayland'da Thayların dışında Çin, Malay, Khmer, Burmalı azınlıklar yaşamakta. Her azınlık farklı Budizm inancını yaşatıyor. Taylar Theravada Budizmine inanıyorlar ve antik dinleri olan animizmin ruh inancını yaşatıyorlar. Ülkeye gittiğinizde her evin ve iş yerinin önünde bir "ruh evi" göreceksiniz. Ruh evlerine her gün tütsüler dikip ruhlar ve Buda için yiyecek,içecekler sunuyorlar.

                                                                                                                                                                          Ruh Evi

                                                                                                                                                                          Ruh Evi

 

 Tayların yaşamında Budizm önemli bir yer kaplamakta. Dini bayramları, kutlamaları, festivalleri, Buda günleri, Kralın doğumgünü, Kraliçenin doğumgünü hiç bitmiyor. Sürekli caddeler, sokaklar bayramları temsilen flamalarla, çiçeklerle, heykellerle süsleniyor. Halk fakirlikten kırılsa da kutlamalara para harcanıyor. Çünkü burası "Kingdom of Smiles".

  Erkek çocukları bizdeki Kuran kursları gibi dini eğitim için birkaç aylığına tapınaklara yollanıyorlar. Özellikle Çin kökenli Tayların yaşadığı Puket'te her yıl Vejeteryan festivali düzenleniyor. 10 gün boyunca hayvansal ürünler yemiyorlar. Bizim Nakşiler gibi transa geçip yanaklarını şişle deliyorlar. Şehir merkezindeki geçit töreninden sonra motorumla şehir dışındaki tapınaklara kadar grubu izledim ve tapınaklarına girip fotoğraflar çektim. Aralarındaki tek yabancı bendim. Hoşgörülü olduklarından engellemeye çalışmadılar.

 

 Taylar "wai" adı verilen, aslen Hint kültüründen gelen selamlama şekliyle selamlaşıyorlar. Gençler yaşlılara, fakirler zenginlere, astlar üstlerine selam verirken kafalarını da eğiyorlar. Biz "farang"ların da yerel halkı bu şekilde selamlaması daha doğru. Selamlaşırken elinizin havada kaldığını düşünün, ne kadar garip hissederdiniz değil mi?

* farang: Taycada yabancı demek.

Güney Tayland'ın Pattani bölgesinde Malay kökenli müslüman bir azınlık yaşıyor. 100 yıl önce Pattani'de bağımsız bir İslam devleti kurulmuşsa da Siyam işgali sonucunda yıkılmış. İslam'ın şafi itikatının takipçisiler ve tarikatta Nakşiler. 2000'lerin başında bir grup müslüman asimilasyona uğradıklarını iddia ederek silahlı mücadeleye başlamışlar ve Bangkok da dahil bir çok şehirde bombalı eylemler gerçekleştirmişler.

Puket de dahil olmak üzere Güney Tayland'ın bir çok turistik adasının yerli nüfusunu Müslümanlar oluşturuyor. Puket adasında geçirdiğim bir yıl boyunca müslüman nüfusa yönelik en ufak bir ayrımcılık gözlemlemedim. Camiler açık, müslüman okulları faal, müslüman kuruluşları, bayramları, kutlamaları gayet özgür. Hatta bir sene boyunca Rus kız arkadaşımla birlikte camiye 100metre mesafedeki, müslüman mahallesindeki bir evde yaşadık. Türk ve Arap yobazlarıyla karşılaştırılamayacak kadar hoşgörülüler. Erkekler takke,sarık ve cübbeleriyle dolaşıyorlar. Kız arkadaşım mini kot şortuyla mahallede dolaştığında Allah'ın bir kulu kafasını çevirip bakmıyor, kınamıyor, rahatsızlık vermiyor. Erzurum'da böyle dolaşsa Barbar Türkler 10 metre yürümeden taşlamaya başlarlar. Kadınlar zaman zaman modlarına göre başörtülerini çıkartıyorlar, erkeklerle el sıkışıyorlar. Bir müslüman kadın ve erkek aynı ortamda çalışabiliyorlar. Araplar gibi, başbaşa kaldıklarında ilk akıllarına gelen şey seks değil. Bazı turistik müslüman adalarda satış elemanı olarak çalışan müslüman ladyboylar gördüm. Bu bile ne kadar hoşgörülü olduklarını açıklamaya yeterli. Camiler bizdeki gibi soğuk ve ciddi mekanlar değil, aksine namaz saatleri dışında kadınların merdivenlerine oturup dedikodu yaptıkları, çocukların bahçesinde bisiklet sürüp top koşturdukları sosyal mekanlar.
 Hint mitolojisinde tanrı Vişnu'nun  bineği olan yarı kartal, yarı insan Garuda figürünün kültürlerinde önemli bir yeri var, ayrıca  Tayland Krallığı'nın da sembolü. Bu figürün yaptığı çağrışım  "faranglar" tarafından pek sevilmiyor, çünkü tüm resmi belgelerde bu kuşun resmi var. Tayland'da business yapanlar için üzerinde bu kuşun olduğu resmi belgeler genelde rüşvet ödeme zamanı geldiği veya ceza kesildiği anlamına geliyor.

                                                                                                            Garuda Hazretleri

                                                                                                            Garuda Hazretleri

Tayland'a tatile gitmeyi düşünenlere muson ikliminin en sıcak günü kabul edilen 13 Nisan'da kutlanan "Songkran" su festivalini denk getirmelerini tavsiye ederim. Tay geleneklerinde güzel kokulu çiçekli suların ve pudraların insanların birbirinin yüzüne nazikçe sürmesi şeklinde kutlanan festival bugün turistlerin işin içine girmesi ile pompalı su tüfekleri ve kovalarla insanların birbirine saldırdığı, yoldan geçen araçların ve motorsikletlerin düşman birlikleriymişcesine hedef alındığı(ben motor sürücülerinin gözlerini hedef almayı tercih ediyorum.) bir su vahşetine dönmüş durumda. Meraklanmayın  festivale katılım yüzde yüz ve kimse size yaptıklarınızdan dolayı kızmayacak. Belediye vidanjörleri sokak sokak dolaşıp köşe başlarındaki dev kovalardaki suları tazeliyor. Çocukluğunuza dönmek istiyorsanız Songkran sizin için birebir.

  Ülkenin öne çıkan sembollerinden biri 7/eleven mağazaları. Türkiye'de sınırlı sayıda var, Tayland'da ise her 100 metrede bir. Kozmetikten hotdog'a her türlü ihtiyacınızı bulabileceğiniz mağazaların kokusuna alışmanız biraz zaman alacak. Mağazada hotdog, hamburger vs fastfood ürünler de satıldığından içerideki yoğun koku, alışana kadar burnunuzun direğini kırıyor. Ülkede toplam 6000 7/eleven mağazası var. Bunların yarısına yakını Bangkok'ta. Artık öyle benimsenmiş ki mağazalarda Tayland hatırası olarak 7/eleven baskılı t-shirtler satılıyor.

Tay insanında felaket derecede bir beyazlama çabası var. Kozmetik ürünlerin çoğunda "whitening" yazısını görüyorsunuz. Beyaz ten adeta güzelliğin ve asaletin sembolü. Esmer ten hor görülüyor. Bu yüzden öğlen saatlerinde güneşe çıkmıyor ya da uzun kollu elbiselerle dolaşıyorlar.

 Tayland'da ulaşım taksilerin dışında diğer Güneydoğu Asya ülkelerinde olduğu gibi yolların fatihi TukTuklarla sağlanıyor. Tuktukçular sokaklardaki en büyük mafya. Sakın ola bir TukTukçu ile kavga edeyim falan demeyin.Taksiye biniyorsanız taksimetre açtırın, çok daha ucuza gelecektir.

 

 Taylar komşu ülkelere tepeden bakan burnu havada bir millet. Tayların gözünde Burmalılar, Kmerler, Laoslular aptal, cahil ve işe yaramazlar. Genelde ağır işçilik isteyen işlerde bu fakir komşular çalışıyorlar. İnşaat işçiliği Asya Kürdleri olan Burmalıların elinde. Şayet Tayca biliyorsanız bir restauranta oturup Tayca sipariş verdiğinizde anlaşılmadığınızı göreceksiniz. Çalışanlar genelde Kmerli, Vietnamlı, Burmalı işçiler. Taylar güleryüzlü olmalarına rağmen ırkçılığın yaygın olduğu bir toplum. Cezaevinde yatmış faranglardan dinlediğim kadarıyla ellerine düştüğünüz anda gerçek yüzlerini göstermekten çekinmiyorlar.

  Turizmin olmazsa olmazı uyuşturucu piyasası burada da hareketli. Otun yanında en çok tüketilenler MDMA, LSD ve mantar. Otun gramını turistlere 1000 Baht(30 usd)tan satıyorlar. Torbacınızla kanka olursanız 500 Bahta kadar düşürebilirsiniz. Raggae barlar kurtarılmış bölgeler gibi, sigaranızı sarıp güvenle içebilirsiniz. Sarılmış sigarayı raggae barlarda 300-500 baht arası okutuyorlar. Sakın sokakta içmeyin, uyuşturucu bu ülkede yasak ve işi sıkı tutuyorlar. MDMA'nın ise gramı 2000-2500 Baht. Sakın TukTukçulardan almayın MD diye Ritalin ezip satıyorlar. Ayrıca bazı torbacılar özellikle Bangkok'ta polisle ortak çalışıyorlar. Alışverişi yapıp iki adım atınca polise enseleniyorsunuz. Sakın ola uyuşturucu ile polise yakalanmayın, donunuza kadar alırlar, içeri de düşebilirsiniz.

 Trafik İngiltere gibi soldan ilerliyor. Merak etmeyin kısa sürede adapte oluyorsunuz. Bangkok dışındaki şehirlerde tuktukçulara para bayılmaktansa motor kiralamak daha makul. Günlük kiralar modeline göre 300-500 Baht arasında. A2 motor ehliyetiniz yoksa tafik kontrollerinde 300 Baht ceza ödüyorsunuz, Türk ehliyetinizi mutlaka üzerinizde taşıyın. 

 Tayland senelik %7 büyüme gösteren dünyada 30. sırada yeralan bir ekonomiye sahip. Hızla sanayileşen ülkede turizm ekonominin sadece %7'sini oluşturuyor. Turizmde yabancı yatırımlar fazla. Özellikle Rus ve Türk tur operatörlerinin pastadaki payı büyük. Yabancılar için şirket açmak çeşitli şartlara bağlı. Şirket hisselerinin en az %50'sine bir Tayliyi ortak yapmanız gerekiyor. Muhasebeciler belirli bir ücret karşılığında kağıt üzerinde şirkete ortak olup belgelerinizi hazırlıyorlar. Bir şirkette çalışmak istiyorsanız ise "work permit" almanız gerekiyor. Ülkede binlerce kaçak işçi çalışıyor. Özellikle bir kaç acentanınkiler dışında tüm Rus tur operatörlerinin tüm rehberleri kaçak işçi pozisyonunda. Şirketler polise rüşvet vererek elemanlarının kaçak çalışmasına müsade ettiriyorlar. Para bu ülkede her kapıyı açıyor. Her turizm acentası ve turistik mağazalar rüşvet için her ay ciddi meblağlar ayırıyor.

  Şirketlerde patron-çalışan mesafesi yok denecek kadar az. Gereksiz saygı, patron karşısında el pençe divan durmak yok. Birlikte çalışılıp birlikte aynı sofraya oturulup yemek yeniyor. İş yerlerine girerken ayakkabılarınızı dışarıda bırakıyorsunuz. Ofiste çıplak ayakla çalışılıyor. Hava 12 ay 30-35 derece dolaylarında gezindiğinden üşütme şansınız olmuyor. Süpermarketler dışında hemen hemen eczaneler de dahil tüm mağazalara çıplak ayakla girmeniz gerekiyor. Ayakkabıyla içeri girmek saygısızlık sayılıyor. Tay kültüründe ayak aşağı bir uzuv  olarak kabul ediliyor. Birine doğru ayak tabanınızı gösterecek şekilde oturmak saygısızlık sayılıyor.

  Gelelim çok merak ettiğiniz böcek yeme meselesine. Evet kızartıp çatır çutur yiyorlar. Ama daha çok çekirge, hamam böceği gibi küçük olanları. Sokaklarda sattıkları dev örümcekler ve akrepleri pis buluyorlar ve sadece salak turistlere yediriyorlar. Turistler böcek tezgahlarının fotoğraflarını çekmeye bayıldıkları için bu işi de ticarileştirmişler. Fotoğraf çekmek 10 Baht. Böcek ile ilgili kötü bir anımı anlatayım. Bir gün Taylı kız arkadaşımla barda oturuken bizim Mardinli midyeciler gibi seyyar bir böcekçi yanımıza geldi. Kız ile arkadaşı  yaklaşık 100 tane böceği kabuklarını soyarak afiyetle yediler. Bi ara dudağımdan öpmek için yanaştı ben de gayrı ihtiyari kafamı çektim. Kızlar gülmekten yerlere yattılar :)

 Tayland Türk pasaportuna vize uygulamıyor. Karayolu ile girişlerde 15 gün, havaalanında 30 gün vize alabiliyorsunuz. Vizenizi uzatmak isterseniz "viza run" denen komşu ülkelere günü birlik giriş çıkış uygulamasını gerçekleştirmeniz gerekiyor.

 Tayland'ın turistik çekim merkezlerini dilimiz döndüğünce anlatalım.


  BANGKOK :

 Trafik, gürültü, nem, müzik, tütsü ve yemek kokularının birbirine karıştığı, her ziyaretimde bana damarlarıma kadar Asya'da olduğumu hissettiren namı diğer "Melekler Şehri" Bangkok... İstanbul'un, gündüzleri kasvetli tarihi ambiyansı ve gri tonları, geceleri ise buna tezat canlılığı ile karşılaştırıldığında hem gecesi hem de gündüzü rengarenk olan bir başkent. 

 Dünyanın en uzun şehir ismi olarak Guiness rekorlar kitabına geçmiş. Orijinal ismi " Melekler şehri; kutsal mücevherlerin kaynağı; fethedilemez yüce topraklar; büyük ve önemli alem; 9 önemli cevherle dolu kraliyet başkenti; Büyük sarayın şehri ve kralların evi; ilahi sığınak be yeniden beden bulan ruhların mekanı."

 

 THY'nin direk uçuşları ile İstanbul'dan 13 saatte ya da  Emirates'in reklamlardaki kadar güzel sıcak kanlı hostesleri ile sohbet ederek Dubai aktarmalı olarak yaklaşık 23 saatte ulaşabilirsiniz. Havaalanına indiğiniz andan itibaren ağır bir koku size farklı bir coğrafyaya geldiğinizi hatırlatıcaktır. Zamanla burnunuzun direği kırıldıkça kokuya alışacaksınız.

 Her başkentte olduğu gibi iş çıkış saatlerinde ve hafta sonları feci bir trafik var. Bu yüzden uzak mesafeler için metro ve skytrain'i kullanmak en mantıklısı. 

- Şehrin içinden geçen Chao Paraya nehrini botlarla gezip Bangkok'un farklı sosyo-ekonomik  tabakalarını kendi gözünüzle görün. Ayrıca ünlü tapınaklara nehir yoluyla ulaşabilirsiniz.

- Grand Palace, Wat Pho( Yatan Buda), Wat Aron, Golden Buda görülebilecek belli başlı tapınaklar arasında. 

(Siyam İmparatorluğu tarafından işgalciler tarafından çalınmaması için alçı ile kaplanan ve yıllar içinde altın olduğu unutulan, 1950'lerde  heykelin taşınma işlemi sırasında düşüp parçalanması sonucu yeniden gün yüzüne çıkan 250 milyon $ değerindeki Altın Buda.)

(Siyam İmparatorluğu tarafından işgalciler tarafından çalınmaması için alçı ile kaplanan ve yıllar içinde altın olduğu unutulan, 1950'lerde  heykelin taşınma işlemi sırasında düşüp parçalanması sonucu yeniden gün yüzüne çıkan 250 milyon $ değerindeki Altın Buda.)

 

- Şehir merkezine 80km uzaklıktaki Ayutthaya antik kentini gezin. Tarihi Kwai Köprüsünü de burada görebilirsiniz.

- Merkeze 80km uzaklıktaki Floating Market'i görün. Nehir üzerine kurulmuş bungalowlardan meydana gelen köyü kanolarla gezebilirsiniz.

- Masaj yaptırmadan ayrılmayın. Sokakta sıklıkla rastlayacağınız salonlarda "foot masaj" fiyatları 100 bahttan başlıyor. Ünlü Thai masajını ise 300 bahta yaptırabilirsiniz.

- Sokaktaki seyyar satıcılardan Asya'nın yerel tadlarını deneyin. Korkmayın ölmezsiniz. Pad Thai ve Noodle'ı öneririm. Ünlü acılı "Tom Yum Sea Food" deniz mahsulleri çorbasını denemeden ülkeden ayrılmayın.

- Çin mahallesini gezin, Arap sokağında Lübnan mutfağının bize yakın olan tadlarını test edebilirsiniz.

- Chatuchak haftasonu pazarını ziyaret edin. İlginizi çekecek ürünler mutlaka olacaktır. Eşe dosta hediye almak için burasını tercih edebilirsiniz. Pazarlık yapın!

- Tiger Temple'a gidip yavru kaplanları ellerinizle besleyip yetişkinleri ile fotoğraf çektirin. Kaplanları ilaçla sakinleştirdiklerini inkar etmeye çalışıyorlar ama yemezler. Aynı bölgede Elephant Safari de yapabilirsiniz. Tayland, kaplan, fil, maymun gibi hayvanların köleleştirildiği ve kar için metalaştırıldığı bir ülkedir, unutmayın.

- Skybarlarda gün batımını izleyin. Benim favorim Hangover ii'nin çekildiği Lebua Hotel'in skybarı. Fiyatlar el yakıyor ama yapmaya değer. Bira 400 baht, Havana Rum 700 baht. Bütçeyi biraz daha zorlayarak akşam yemeği için rezervasyon yaptırın. Giderken gömlek pantolon ayakkabı kombinesini kuşanın, içeri şort terlik almıyorlar.

                                                                                 Lebua Hotel- Sky Bar'da gün batımı

                                                                                 Lebua Hotel- Sky Bar'da gün batımı

  GECE HAYATI :

-Soi Cowboy, Nana ve Patpong'ta strip tease, sex showları ve ping pong showlarını izleyin. Kimi barlarda kızlar kimi barlarda ise sadece ladyboylar hizmet veriyorlar. Cadde boyu sağlı sollu iç çamaşırlı kızların kapılarında promosyon yaptıkları barları göreceksiniz. 

-Şayet ilginizi çekiyorsa hızlı bir gay life'ın olduğu Silom'a gidin. Boys Street adlı bir caddede onlarca gay barı bir arada bulabilirsiniz.

- Khaosan Road'da çevredeki ucuz guest house'larda konaklayıp backpacker'larla birlikte sokak partilerine katılın. 18-25 yaş arası Backpacker kalabalığın hakim olduğu sokakta hava karardıktan sonra dj setini kurup müzik yapıp kankalarına da içki sattıran bir sürü dj göreceksiniz. "Laughing Gas" denen balonlara doldurulan soğutucuları ciğerlerinize çekip 1 dakikalığına dünya ile irtibatınızı kesin. Genelde gece 2'de polis sokağa gelip müziği kapattırıyor. 2'den sonra sokaktaki clublara geçip eğlenceye buralarda devam edebilirsiniz.

 

- Bütçeniz yetiyorsa Ekkamai, Ratchada, Phrom Pong gibi sosyetik bölgelerdeki pahalı clublara takılırsanız model ve oyuncularla birlikte kokain içip after partylerde sabahlarsınız.

- RCA, Mixx, İnsanity, Route hiphop severlere tavsiye edeceğim mekanlar.

- Beyoğlu'nu aratmayacak bir underground kültürü var. Hipster barları gezip cool Tay kızlarla tanışın. Beam, Glow, Mustache Bar tekno müzik mabedleri. Hipsterların takıldığı Dark Bar'da parti günlerini kovalayabilirsiniz.  Bunun dışında benim gibi şanslı iseniz Prodigy gibi efsane grupların konserlerini denk getirebilirsiniz.

                                                                                                           Prodigy BKK konseri

                                                                                                           Prodigy BKK konseri

                                                                                               Konser öncesi görüntüler.

                                                                                               Konser öncesi görüntüler.

 

PUKET :

  Ömrümü sonuna kadar geçirebileceğim, tam bir yıl boyunca beyaz kumlu tropik plajlarında raks edip coconut'ımı yudumladığım, çevresindeki onlarca adaya ayak bastığım, renkli gece hayatına kendimi kaptırıp iki saatlik uykularla ile işe gittiğim, çevresi Muz ve coconut ağaçlarıyla kaplı muhteşem doğası, turkuaz deniziyle cennet adası Puket.

 

 Puket'i Mahsun Kırmızıgül'ün klibindeki gibi bir ıssız ada zannediyorsanız yanılıyorsunuz.  Puket'i trafiği, AVM'leri, yat limanları ve Lux plajları ile koca bir şehir olarak gözünüzde canlandırın. Bakir doğasının yanında eğlenceyi, lüksü ve kaliteli hizmeti de sunduğu için adanın neredeyse 1/3 nüfusu yabancı "farang"lardan oluşuyor. Adalı yabancıların içinde de nüfusu en kalabalık olanlar Ruslar.

 Puket'te her biri ayrı zevke hitap eden plajlar var. Otel rezervasyonu yaptırmadan önce hangi plaja yakın konaklayacağınızı belirleyin.

 

Puket'in doğu kıyıları kayalık olduğundan taşımacılık amacıyla kullanılıyor. Tatilciler için uygun olan bölge ise batı sahilleri. 

- En temiz deniz güneydeki 'Nai Harn Beach'te. Oldukça sakin bir plaj. Sezonda sizi çocukluk günlerinize geri döndürecek büyük dalgalar göreceksiniz. Genç yaşlı tüm turistler kendilerini dalgalara bırakıp eğleniyorlar. Kıyı tarafında  bir Budist tapınağı ve baktıkça insana huzur veren bir gölet bulunuyor. Sahilde gece hayat yok.  Nai Harn'ın içlerindeki  bar ve restaurantlara gitmek için TukTuk tutmanız gerekiyor. Cuma geceleri Nai Hang Raggae Bar'da yerleşik genç Rus nüfusunun takıldığı partiler oluyor. İsmi Raggae Bar olsa da dj'ler genelde house çalıyorlar.

                                                                     Eski kız arkadasım Erica Nai Harn plajında.

                                                                     Eski kız arkadasım Erica Nai Harn plajında.

 - Hem temiz bir deniz hem de hareket arayanlar için Kata Beach birebir. İş çıkışlarında biramı açıp günbatımını izlemek için burasını tercih ediyordum. Çapkınlık yapmak isteyenler bu civara tezgah kursunlar. Sahilde onlarca tek başına tatile gelip canı sıkılan, ilgi bekleyen Rus kızları sereserpe güneşleniyorlar. Rusçanız varsa burası sizin için cennet. Genelde İngilizce bilmiyorlar. 

 Aksiyon arıyorsanız plajın girişinde yapay surfing havuzu var.  Yapay dalgalara meydan okuyabilirsiniz. Çılgın bir gece hayatı olmasa da geceleri hareketli. Bar, restaurant ve mağazalar geç vakte kadar açık.

                                                                      Kata Noi Beach

- Karon Beach, Kata Beach'in devamında yer alıyor. Temizlik yönünden Kata ile aynı. Daha uzun  bir sahile sahip olduğundan Kata'ya göre daha sakin. Plaj voleybolu sahalarında ter atabilirsiniz. Çarşısı sabaha kadar açık. "Lady" Barlarından canlı müzik yapanlarına kadar çeşitli seçenekler mevcut.

                                                                               Karon Beach ve Honda PCX motorum.

                                                                               Karon Beach ve Honda PCX motorum.

- Gelelim asıl meseleye.. Puket'te hacı olmak isteyenlerin olmazsa olmazı günahlar plajı Patong Beach. Eğlence ve kalabalık sevenler için Patong biçilmiş kaftan. Fakat denizi diğer plajlar kadar temiz değil. Temiz değil derken berrak değil, yoksa yüzülebilecek kadar temiz bir denizi var. Ünlü barlar sokağı "Bangla Road" gündüzün erken saatlerinde dahi hareketli. Geceleri ise rengarenk. Asya'da aradığınız tüm extrem eğlenceler club'ından, strip showuna, pingpong show'undan, ladyboy barlarına, Rus gogo showundan  sex showlarına bu sokakta. Dünyanın her yerinden sex turizmi için gelen orta yaş erkekler, balayı çiftleri, Taylar, Asyalı turistler, backpackerlar sabaha kadar sokaklarda bir insan denizi oluşturuyorlar. Extrem eğlencelere nasıl olsa kendiniz geze geze ulaşırsınız. İyi müzik dinleyip dans edecek bir mekan arıyorsanız Bangla Road'daki Club Seduction'ı tavsiye ederim. Kata veya Karon Beach'te konaklıyorsanız TukTuk ile Patong'a 15-20 dakikada  ulaşabilirsiniz.

- Bunların dışında kalan May Khao, Bang Tao, Nai Thong ve Nai Yang plajları kalabalıktan uzak sakin bir tatil tercih edenler için uygun. Ayrıca havaalanına yakın olmaları da ayrı bir avantaj.

- Paranız var ve lüksü seviyor,  parçalanmak için yer arıyorsanız zincir plajlardan 'Nikki Beach' , Surin'deki 'Bimi Beach ve Catch Club'a takılabilir, pahalı kokteyllerinizi adamızın"gold digger"ları olan Rus ve Ukraynalı  hanımefendilerle birlikte yudumlayabilirsiniz.

                                                                                                                      Nikki Beach Phuket

                                                                                                                      Nikki Beach Phuket

 2004'te adanın batı kıyılarını vuran ve totalde 280.000, Puket'te ise 54.000 kişinin hayatını kaybettiği Tsunami felaketinden sonra Puket'in her sahiline ve çevresine halkı bilgilendirme amaçlı "Tsunami Evacuation" tabelaları koyulmuş. Olası bir Tsunamide herhangi bir binanın ikinci katına çıkmanız kurtulmanız için yeterli. Bilinçlenme sayesinde olası bir felakette muhtemelen can kaybı minimum düzeyde kalacak.

- Adaya hakim bir tepeye inşa edilmiş olan"Big Buddha" ya çıkıp Puket'i bir de yukarıdan izleyin. Kadınların tüm tapınaklarda olduğu gibi askılı elbise ile girmeleri yasak. Girişte kadınlara omuzlarını örtmeleri için şal dağıtılıyor.

                                                                                                      Big Buddha - Phuket

                                                                                                      Big Buddha - Phuket

Simon Cabaret, Fantasea Show, Aphrodite gibi Transvesti showlarını kaçırmayın. En az bir tanesini izleyin.

- Kata'da elephant trekking yapıp, Patong'taki "Tiger Kingdom"da kaplanlarla fotoğraf çektirin. Yarım saatlik Elephant trekking  kişi başı 500 baht, pazarlık yapabilirsiniz. Tiger Kingdom ise biraz tuzlu,programına ve çektireceğiniz fotoğraf sayısına göre 800-3000 baht fiyat aralığında.

- Şiddetle tavsiye edeceğim diğer bir aktivite de Puket adasından speed boat'larla yapacağınız adalar turu. Genelde "3 Islands Tour" olarak tanıtımı yapılan, James Bond Island, Krabi ve Phi Phi adalarını içeren günü birlik ya da konaklamalı olarak satın alabileceğiniz turlara katılıp yer yüzünün en muhteşem adalarında beyaz kumların üzerinde yürüyüp, ömür boyu hafızanızda yer edecek manzaralara tanıklık edin. Bir süre bu adalarda fotoğrafçılık yaptığım için çekimlerimden bazılarını sizlerle paylaşıyorum.

Aniden yükselen tepeleriyle sizleri Peter Jackson filmlerini aratmayacak gotik manzaralara gark edecek olan Andaman denizi. Özellikle benim gibi bir Beşiktaş taraftarı iseniz o tepelerin üzerinde keşif uçuşu yapan kartalları gördüğünüzde mest olacaksınız.

1974 yapımı James Bond serisinin "The Man with the Golden Gun" filminin final sahnesine ev sahipliği yaptığı için adanın popüler ismi James Bond adası olarak bilinen "Koh Phing Kan" adası.

1974 yapımı James Bond serisinin "The Man with the Golden Gun" filminin final sahnesine ev sahipliği yaptığı için adanın popüler ismi James Bond adası olarak bilinen "Koh Phing Kan" adası.

Leonardo Di Caprio'nun başrolde oynadığı 2000 yapımı "The Beach" filminin çekildiği Phi Phi takım adalarından "MaYa Bay" adası. Adaya yapay kum taşıyıp denizdeki mercanların ölümüne sebep olan yapımcı Warner Bros şirketi ile Tayland hükümeti arasındaki milyon dolarlık tazminat davası halen devam etmekte.

Leonardo Di Caprio'nun başrolde oynadığı 2000 yapımı "The Beach" filminin çekildiği Phi Phi takım adalarından "MaYa Bay" adası. Adaya yapay kum taşıyıp denizdeki mercanların ölümüne sebep olan yapımcı Warner Bros şirketi ile Tayland hükümeti arasındaki milyon dolarlık tazminat davası halen devam etmekte.

                                                                      MaYa Bay'e bir de bu açıdan bakınız.

                                                                      MaYa Bay'e bir de bu açıdan bakınız.

  Fotoğrafın sonundaki kayalıklarda "reef shark" denen 1 metre civarındaki köpekbalıklarının yuvası var. Genelde insanlardan kaçıyorlar. Yaklaşık 5 metre kadar yaklaşıp gopro'nuzla su altında fotoğraflarını çekebilirsiniz.

  Fotoğrafın sonundaki kayalıklarda "reef shark" denen 1 metre civarındaki köpekbalıklarının yuvası var. Genelde insanlardan kaçıyorlar. Yaklaşık 5 metre kadar yaklaşıp gopro'nuzla su altında fotoğraflarını çekebilirsiniz.

                                Bu da benim yakaladığım bir kare. Karşınızda Nam-ı diğer "reef shark".

           İyi bir fotoğrafçı ve ortalama bir Rus kadını ile muhteşem kareler yakalanabilecek manzaralarla karşılaşacaksınız.

           İyi bir fotoğrafçı ve ortalama bir Rus kadını ile muhteşem kareler yakalanabilecek manzaralarla karşılaşacaksınız.

                  Beyaz kumu öğlen saatlerinde insanın gözünü yoran Phi Phi takım adalarından "Bamboo Island".

                  Beyaz kumu öğlen saatlerinde insanın gözünü yoran Phi Phi takım adalarından "Bamboo Island".

                                                                     Bamboo adası ve 18'lik Moskovalı manken kızımız.

                                                                     Bamboo adası ve 18'lik Moskovalı manken kızımız.

 

  Puket`te sokaktaki herhangi bir  tur acentasından alabileceğiniz adalar turu bileti fiyatları operasyonu yapan firmanın hizmet kalitesine göre farklılık gösteriyor. Günübirlik turlar 1600 bahttan, overnight turlar ise 3500 bahttan başlıyor. Tavsiyem Phi Phi adasında bir gece konaklayıp gece beach partilere katılmanız. Bir çok packpacker çok fazla turistik ve pahalı olması sebebiyle Puket'e hiç uğramadan Koh Phi Phi'de konaklamayı tercih ediyor.( "Koh" Tayca'da ada demek.) Günlük 100 bahta Dorm House'larda konaklayıp 60 Bahta Asya yemekleri yiyerek tatilinizi ucuza getirebilirsiniz. Ada yılın 12 ayı kalabalık olmasına rağmen sahilleri pırıl pırıl. Partiler eğlenceli. Ağırlıklı olarak Aussie'lerin olduğu fakat dünyanın her tarafından genç gezginlerle tanışabileceğiniz bir ada. Scuba diving sevenler için dalış turları ve PADI sertifikası veren kurslar mevcut. 

                                                                 Adanın el yapımı dondurmalarını deneyin.

 İnsanlar sosyal, arkadaş canlısı, herkes yeni  insanlarla tanışmaya hevesli. Sosyalleşmek için tek yapmanız gereken şey telefonunuzla oynamayı bırakıp ortama karışmanız. 

                                                                   Phi Phi beach partylerinden bir kare.

                                                                   Phi Phi beach partylerinden bir kare.

 Tayland'da her 6 saatte bir çok kuvvetli med cezir yaşandığından bazı saatlerde tekneler karaya oturup suyun yükselmesini bekliyorlar. Fotoğraf makineniz yanınızda olsun. Deniz suyu çekildiğinde enteresan kareler yakalayacaksınız. 

                                                                       Görüldüğü gibi gel-git çok kuvvetli.

                                                                       Görüldüğü gibi gel-git çok kuvvetli.

 Krabi de Koh Phi Phi'yi tercih edip Puket'i teğet geçen turist profilinin seçtiği destinasyonlar arasında. Yeme içme konaklama Puket ile karşılaştırıldığında çok ucuz. Railay plajındaki kaya duvarlarında kaya tırmanışları yapılıyor. Deneyiminiz yoksa kaya tırmanışı kurslarına katılabilirsiniz.

                                                                                       Railay Beach

                                                                                       Railay Beach

                                                                                                     Kaya tırmanışı- Railay Beach

                                                                                                     Kaya tırmanışı- Railay Beach

          Konumuzla pek alakası olmasa da Railey'de çektiğim ve bakmaya doyamadığım bir kare.

          Konumuzla pek alakası olmasa da Railey'de çektiğim ve bakmaya doyamadığım bir kare.

KOH PANGHAN:

  Fullmoon partyleri ile ünlü ada, şu anda dünya teenagerlarının gözdesi. Bangkok'tan 1 saatlik uçuşla Koh Samui'ye, Samui'den de 45 dakika tekne yokculuğu ile Koh Phangan'a ulaşabilirsiniz.

 Full moon party'ler 'rinn' plajında yapılıyor. Şayet katılacaksanız rinn plajı yakınlarında konaklamanız mantıklı olur. Full moon öncesi jungle party, sonrasında ise pool party'ler gelenek halini almış. Şahsen teenagerların yoğun olduğu full moon`lardansa half moon ve dark moon party'leri tercih ederim. 

 

Rinn plajı yakınlarındaki 'bann tai' ve 'bann kai' plajları sükunet tercih edenler için uygun. Bunun dışında batı kıyısındaki 'sri thanu' ve kuzeydeki bottle beach yogilerin ve hippie'lerin tercihi. İlginizi çekiyorsa yoga seanslarına katılabilir üçüncü gözü çıkarma yolunda ilerleme kaydedebilirsiniz.

 Adada motor kiralamazsanız hareket edemezsiniz. Ada nüfusunun  kafası güzel olduğu için çok fazla motor kazası yaşanıyor. Dikkatli olun. Yurtdışını da kapsayan bir sağlık sigortanız olması en güzeli.

 Adada poptan techno'ya, raggae'den psy'ye her çeşit müziği ve hepsine uygun drug'ı bulma şansınız var. Ada neye ihtiyacınız varsa size onu veriyor. Tayland adalarının meşhur bucket kokteyllerini deneyin. Tek başına bitirmeniz güç olduğundan çevrenizdekilerle paylaşıp bunu bir sosyalleşme aracı olarak kullanabilirsiniz. Ek bilgi olarak; burada joint Türk usülü tek nefes çekilip döndürülmüyor. Ne zaman dönecek diye strese girmeyin, rahat olun, keyfinize bakın.

                                                                                    Bucket'ların fonksiyonel kullanımını gösteren bir kare.

                                                                                    Bucket'ların fonksiyonel kullanımını gösteren bir kare.

 

PATTAYA:

  1960'lara kadar sakin bir balıkçı kasabası iken Vietnam savaşı sırasında dinlenmek için gelen münafık Amerikan askerlerinin burayı mesken tutması sonucunda gün be gün yozlaşan ve bugün dünya seks turizminin merkezi olarak anılan günahlar şehri Pattaya.

 

 - Eğlence hayatı "Walking Street" denen, cadde boyunca neon ışıklarının eşlik ettiği, bar, strip club, masaj salonu ve her zevke -tercihe göre yetişkin eğlencesini sunan mekanda dönüyor. Sadece Taylı kızların, ya da ladyboyların hizmet verdiği barların yanı sıra Rus gogolarının olduğu Mixx Disco, Moulin Pattaya gibi clublar da mevcut. 

 - Merkezdeki Haad Pattaya plajının denizi yüzülecek kadar temiz olmasa da su sporları yapmak isteyenler için alternatifler mevcut. Yüzmek için Koh Samed gibi adalara teknelerle gidebiliyorsunuz.

- 500 Baht ödeyerek Asya'nın en modern akvaryumunu ziyaret edin. Özellikle köpekbalıklarının beslenme saatlerini denk getirmeye çalışın.

- "Million Years Stone Park"taki milyonlarca yıllık taşlaşmış ağaçları ve grotek kayaları görün. Ayrıca kompleksin içindeki tinsah çiftliğini de ziyaret edebilirsiniz.

- Wiev Point'e çıkıp Pattaya'ya bir de yüksekten bakın. Buradaki Wat Khao Phra Bat tapınağını ziyaret edin.

 Pattaya'yı gezenler bilirler, şehirde inanılmaz oranda yerleşik yaşayan Rus nüfusu var. Öyle ki Rusların kendi okulları, Tv kanalı, rusça basılan gazeteleri ve olmazsa olmaz Rus mafyası şehri domine ediyor.

 

CHIANG MAI

  Tayland'ın kuzeyindeki kültür turizmi merkezi Chiang Mai, deniz güneş kum meraklıları tarafından göz ardı edilse de her yıl 1 milyona yakın turisti ağırlıyor. Bölge tarihte Lana Krallığı ve Chiang Mai Krallığına ev sahipliği yapmış, daha sonra Siyam topraklarına dahil olmuş. 

 

Ormanları, bakir kalmış köyleri ve rafting yapılan nehirleri doğa düşkünü turistleri bölgeye çekiyor.

- Budistler için hac yeri sayılan Wat Prat Hat tapınağını ziyaret edin.

- Şayet ilgileniyorsanız meditasyon derslerinin verildiği 300'e yakın tapınaktan birine gidin, derslere katılın.

- Karen köylerini ziyaret edin. Uzun boyunlu kadınlar olarak bilinen, aslında Myanmarlı mülteci kabilesi Padaungların kadınlarının yaşadıkları köyleri gezin.

                                 Karen kadınları ömürleri boyunca toplam 10-12 kg ağırlığında 20 adet pirinç halka takıyorlar.

                                 Karen kadınları ömürleri boyunca toplam 10-12 kg ağırlığında 20 adet pirinç halka takıyorlar.

 

 Mitolojik olarak ataları olan dişi ejderhaya benzemek için boyunlarına pirinç halkalar takan kadınlar, turistlerin ilgi odağı olmalarının farkedilmesi sonrasında turizm endüstrisinin bir parçası haline getirilmişler. Ziyaretler için üç adet suni köy kurulmuş. Köylerdeki pazarları gezip kadınların el işi ürünlerini satın alarak onlara katkıda bulunabilirsiniz.

 

Bitirirken altını çizmek istediğim konuları kısaca özetleyelim.

- Gelirken euro ya da dolarla gelip en kısa sürede paranızı Thai Bahtına çevirin. Pazarda döviz kullanamazsınız. 1 USD = 35 THB

- Dini ikonlara, tapınaklara ve monarşi üyelerini temsil eden resim ve sembollere saygılı davranın. Aksi takdirde yasalara göre cezalandırılırsınız.

- Güvenli bir ülke olmasına rağmen eşyanıza telefonunuza sahip çıkın, ortalık yerde bırakmayın. Işık hızıyla kaybedersiniz. Yoksul bir ülkede olduğunuzu unutmayın.

- Motor kiralayan alkollü turistler ölümlü kazalara sebep oluyorlar. Alkol alacağınızda tuktukları tercih edin. Kiralık motorunuzun anahtarını motorun üstünde unutmayın. Onu da hızla kaybedersiniz.

- Üzerinizde uyuşturucu ile polise yakalanmayın. Yollarda motor ve araçların didik didik arandığı kontroller sıklıkla yapılıyor.

- Public sex isteyenler, yakalandığınızda şayet arazisindeyseniz yerel halkın tepki gösterebileceğini hesaba katın.

- Asya insanı kültürel faktörler nedeniyle ağır kanlıdır ve aceleye gelemez. Kasiyere, resepsiyoniste, pazarcıya ağır davrandıkları için bağırıp çağırmayın, zira burada kimse sizin ev-ofis arasında seyreden koşuşturmacalı sikko hayatınıza adapte olmak zorunda değil.

 

 Sonuna kadar okuduğunuz için müteşekkirim. Lütfen siteye blog hakkındaki yorumlarınızı bırakınız. Saygılarımla,

 

Ayetullah Pompalıtüfek